Kırmızı Eldivenin Sıcak Hikayesi

Gümüş Parıltılı Kış Gecesi
Dışarıda kar taneleri sessizce yere iniyordu. Her yer bembeyaz bir pamuk tarlasına benziyordu. Minik Afra, yatağında uzanmış camdaki buz desenlerini izliyordu. Odası sıcacıktı ama uykusu bir türlü gelmiyordu.
Babası kapıdan başını uzatıp gülümsedi. Gece lambasının yumuşak ışığı odayı doldurdu. Afra, babasına bakıp kıkırdadı. “Baba, bana bir kış masalı anlatır mısın?” diye sordu. Babası yanına gelip yorganını düzeltti.
Yaşlı sallanan koltuk, üzerine oturulunca neşeyle gıcırdadı. Sanki o da anlatılacak hikâyeyi duymak istiyordu. Babası derin bir nefes alıp anlatmaya başladı. Sesi, bir derenin akışı kadar huzurlu ve sakindi.
“Sana çok eski bir dostluğu anlatayım,” dedi babası. Afra gözlerini kocaman açıp dinlemeye hazırlandı. Dışarıdaki rüzgâr camın önünden geçerken hafifçe ıslık çaldı. Bu ıslık, masalın başlayacağını haber veren bir işaretti.
Buz Pistinde Küçük Bir Telaş
Yıllar önce bu şehirde büyük bir festival yapılırdı. Her yer kristal lambalarla süslenirdi. Genç bir çocuk olan baban, o gün ilk kez buz pateni yapacaktı. Ama buzun üstünde durmak sandığından çok daha zordu.
Ayakları sabunlu bir tepsideymiş gibi kayıyordu. Tam o sırada pistin ortasında bir parıltı gördü. Mavi paltolu ve beyaz şapkalı bir kız, kuğu gibi süzülüyordu. Etrafında dönerken küçük kar fırtınaları oluşturuyordu.
Baban ona ne kadar iyi kaydığını göstermek istedi. Hızlanmaya çalışırken şapkasının ponponu gözünün önüne düştü. Artık önünü hiç göremiyordu. Kontrolden çıkmış bir kartopu gibi hızla ilerlemeye başladı.
Kendi kendine, *Eyvah, şimdi bir yere çarpacağım* diye düşündü. Heyecandan kalbi tık tık atıyordu. Sağa saptı, sola yattı ama duramadı. En sonunda büyük bir gürültüyle pistin kenarına doğru uçtu.
Kardan Adamla Gelen Sürpriz
Pistin kenarında duran dev kardan adamın üzerine düştü. Kardan adamın havucu babanın burnuna konmuştu. Kömür gözleri ise mavi paltolu kızın avucuna düşmüştü. İkisi de boylu boyunca karların içine uzanmıştı.
Baban kafasını karların arasından çıkardı. Yüzünde kardan kocaman beyaz bir sakal oluşmuştu. Mavi paltolu kız ona bakıp gülmeye başladı. Yanakları soğuktan elma şekeri gibi kıpkırmızı olmuştu.
O an etraftaki tüm sesler birden kesildi. Sanki dünya durmuş ve sadece onların gülüşünü dinliyordu. Baban yerdeki karların arasından kırmızı yün bir eldiven çıkardı. İkisi de aynı anda eldivene uzandı.
Kız, “Sanırım bu senin, kardan adam düşürmüş olmalı,” dedi. Oysa eldiven aslında kızın kendi eldiveniydi. Ama o an bunu hiç önemsemediler. Tek bir eldiveni paylaşarak el ele yürüdüler.
Sevginin Isıttığı Kalpler
O gün başlayan bu güzel dostluk hiç bitmedi. Tek bir eldiven iki kalbi birden ısıtmaya yetmişti. Afra, babasının anlattıklarını dinlerken çok mutlu oldu. Sevginin en büyük battaniyeden bile daha sıcak olduğunu anladı.
Babası cebinden o eski kırmızı eldiveni çıkardı. Eldiven biraz eskimiş ve sökülmüştü. Ama dokununca hala fırından yeni çıkmış ekmek gibi sıcacıktı. Afra eldiveni eline alıp yumuşacık yününe dokundu.
Babası kızının alnına küçük bir öpücük kondurdu. Afra’nın göz kapakları artık iyice ağırlaşmıştı. Odadaki sessizlik, en güzel ninniden daha huzurlu geliyordu. Küçük kız masalın sıcaklığıyla derin bir uykuya daldı.
Afra rüyasında kardan adamlarla oyunlar oynadı. Babası sessizce odadan çıkarken rüzgâr dindi. Gökyüzünden düşen üç beyaz kar tanesi camda parladı. Sevgi dolu bir kalp, en soğuk kışı bahara çevirir.



